Şimdi, kusura bakmayın ama, işe yaramayan "aptalca" bir takım
yasaklamalar var. Twitter yasakmış, ben giriyorum, var mı giremeyen
Bütün internet bağlantısını kesmeden, bir siteye girmeyi engellemeniz
teknik olarak mümkün değil. Üstelik bu, ileri seviyede bir bilgisayar
bilgisi de gerektirmiyor. Okuma-yazma bilen herkes Google'da basit bir
arama ve bilgisayar ayarlarında (ne olduğunu bilmeden, ezbere yaptığı)
basit bir-iki değişiklikle her türlü yasağı aşabiliyor.
Bu
gerçeği göz önünde bulundurup; özgürlük, demokrasi, insan hakları
demeden önce anlamaya çalışalım. Hükümetin bu yasaklar için GEÇERLİ ve
TUTARLI argümanları var mı?
Evet var. Maalesef var.
Şimdi, olaylardan bağımsız olarak... Diyelim ki internet ortamında
hakkınızda bir "iftira" dolanmaya başladı. (Dikkat! Hakaret demiyorum,
iftira diyorum) Veya hakkınızda "özel" bir bilgi. Ne yaparsınız? Bunun
için mahkemeye gidip, o yayının durdurulmasını talep etmeniz doğal değil
mi? İşte bu durumda, diğer batı ülkelerinin mahkemelerinden gelen
talepleri yerine getiren BÜYÜK firmalar, iş Türkiye mahkemeleri oldu
mu... görmezden geliyor, hatta açıkça olayı ajite ediyorlar.
Bu gerçeği görmemek olmaz.
Peki, hükümet ne yapmalı? Yani, yasakla bu problemin çözülemeyeceği
aşikar. Diplomatik (evet, diplomatik yazdım. Zira dünyada artık
şirketler, en az devletler kadar güçlü) yollarla çözsün arkadaş, işi ne?
Şimdi... Gelelim hükümetin asıl yapması gereken şeye.
Ben hükümetin yerinde olsaydım; ortada var olan bu kadar büyük bir
ihtiyacın; kim olduğu belirsiz firmalar tarafından karşılanmasından
rahatsızlık duyardım. Hemen alternatiflerini üretmek için gerekli
desteği sağlar ve insanların ihtiyaç duyduğu servislerin
alternatiflerini geliştirirdim.
Düşünün: Face gibi, youtube gibi,
twitter gibi hizmetlerin alternatiflerinin olduğunu. Bunların "özgür"
ve daha "ileri" olduğunu. İnsanlar seçim yapsınlar. Peki... şansı olur
mu?
Hemen "hayır, hiç bir şansı olmaz" demeyin. Sözgelimi,
geçenlerde adminlerinden biri olduğum 6.000 kişilik bir Facebook grubu
hacklendi. Grup başkasının eline geçti ve Face yönetimi ile iletişime
geçmek, derdimizi anlatmak mümkün değil... Şimdi, yerel bir firma
olsaydı Facebook böyle mi olurdu? Bu tecrübeyi yaşayan biri olarak ben,
"yerel" bir alternatifi tercih edebilirim.
(Lütfen hemen, ama devlet her şeyi yasaklar, sansür koyarlar, ekstra vergi alırlar, herkesi fişlerler... demeyin. Dedim ya, ben olsaydım )
(Lütfen hemen, ama devlet her şeyi yasaklar, sansür koyarlar, ekstra vergi alırlar, herkesi fişlerler... demeyin. Dedim ya, ben olsaydım )
Peki... bütün bu "fantazi"lerin gerçekleşme ihtimali nedir? Sıfır,
rakamla da yazayım "0". Koca bir sıfır. Çünkü, iktidarın başındakiler
yeni çağı algılamışa benzemiyorlar. Hiç bir şeyin farkında değiller.
Daha, kendi konuşmalarının GÜVENLİĞİNİ sağlayamıyorlar. Kusura
bakmasınlar ama, çoluk çocuk dediğiniz ve terör örgütü olarak lanse
ettiğiniz pek çok "küçük" oluşum bile; kendi güvenliklerini devletten
daha iyi sağlıyor. Neyse...
Bir şey daha. Hiç PARDUS diye bir şey
duydunuz mu? Bir ara devlet dedi ki, yahu biz destek olalım; yerli bir
işletim sistemi geliştirelim. Linux tabanlı bir işletim sistemi
geliştirildi. Şahsi kanaatim, dünyadaki en iyi işletim sistemi olma
yolunda ilerliyordu. İki yıl kadar kullandım, pek çok insana tavsiye
ettim. Pardus kullandıktan sonra, Windows'un ne kadar "rezalet" bir
işletim sistemi olduğunu kendi gözlerimle gördüm. Demek ki, TEKNİK
OLARAK yapılabiliyormuş.
Peki, ne oldu sonra PARDUS? Öldürüldü,
direkt devlet tarafından. Ulaşılan MÜKEMMEL sonuç göz ardı edildi ve
Fatih projesinde Microsoft'a boyun eğilerek PARDUS'u meydana getiren
müthiş ekip dağıtıldı. Yerine F-Tipinden adamlar geldi büyük ihtimalle.
Neyse...
Şimdi, biraz düşünün. Devlet, daha konuşmalarının
güvenliğini sağlayamıyor. Sizce, bilgisayar güvenliğini sağlıyor mudur?
Yahu, Microsoft'un işletim sistemi üzerinde geliştirdiğiniz
uygulamalara, buradaki bilgilerin güvenliğine nasıl emin
olabiliyorsunuz? Siz aptal mısınız? Her şey e-devlet üzerinde. Bir siber
saldırıda basitçe bütün verileriniz manipule edilirse ne yapmayı
planlıyorsunuz?
Bir savaş anında, basitçe firmaların vergi borçlarını,
tapu kayıtlarını değiştirmek bile, ülkede nasıl bir kaos ortamı
oluşturur göremiyor musunuz?
Bırakın halkın kullanmasını, sizin sırf DEVLET olarak bütün işlemlerinizi PARDUS üzerinden yapmanız gerekmez mi?
Yani, Windows'tan çok üstün ve linux sürümleri arasında iyi bir konuma
çok kısa bir sürede gelmiş PARDUS'u bile anlayamayan bir yönetim var
burada.
Lafa geldi mi, "bir zamanlar bu ülkede uçak yapıldı ama
sonra Vecihi beye şunlar şunlar yapıldı..." diyenler, Devrim arabalarını
söyleyenler...
Benzer suikasti, YERLİ İŞLETİM SİSTEMİMİZE
yaptığınızın farkında mısınız? Yıllar sonra, "Devrim Arabaları" filmi
gibi, "PARDUS" filmi yapılacağını da göremiyorsunuz?
Yahu, siz
yöneticiler... "sizi algılamakta zorluk çekiyorum" (Burada başka bir şey
yazılıydı, ama korktuğum için silip bunu yazdım) Hala "yerli araba, yerli araba". Sadece ama sadece dokunduğunuz maddi
şeylere önem veriyorsunuz. Dünya yeni bir çağda, bilgi çağında. Bunu
artık görün.
Ne diyelim? Daha uzun süre Tayyip ve AKP ile devam
edeceğe benziyoruz. Umarım bu son başına gelenlerden sonra hükümet,
biraz düşünmeye başlar ve BİLGİnin ne kadar ÖNEMLİ bir şey olduğunu
görür.
Umudum olmamakla beraber, aklımdakileri yazmadan da duramadım. Biraz karışık oldu ama, kusura bakmayın artık.